Cem Evimizin elektrikleri bugün itibariyle yargı kararlarına aykırı olarak kesilmiştir.

Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Bursa Şubesi Cemevi’nin elektrikleri kesildi. Konuya dair Başkan Nesimi Üçlertoprağı basın metni yayınladı. “Bugün Alevi Kültür Dernekleri Bursa Şubesi’nin cemevinin ve morgun elektriklerin kesildiğini gördük. Biz bu elektriğini bilerek ödemedik, protesto için ödemedik çünkü bizim bu cemevlerimiz ne ticarethanedir ne de meskendir. Camilerin elektrikleri devlet tarafından karşılandığı biliyoruz. Biz de eşit yurttaşlık anlamında bu ibadet evimiz olan cemevimizin elektriklerinin de devlet tarafından ödenmesini talep ediyoruz.

BASINA VE KAMUOYUNA

Değerli basın mensupları, kendi ülkesinde yok sayılan değerli canlar, hangi inanç ve etnik kökenden olursa olsun yüreğinde zerrece insan sevgisi taşıyan, onurlu, sağduyulu yurttaşlarımız,

Bugün burada sizlere bir ülke nüfusunun üçte birini oluşturduğu halde, devleti tarafından yok sayılan, yaşam hakkı da dahil her türlü insani hakkı ihlal edilen bir toplumun mensubu olarak sesleniyorum. Bu ülkede bir toplum düşünün; askerliğini yaparken, vergisini verirken, seçim zamanı oy kullanırken hatırlanıp, en temel insan hakları söz konusu olduğunda bilinçli bir şekilde oluşturulmuş devlet politikası gereği ısrarla yok sayılan bir toplum.

Evet, arkadaşlar tahmin ettiğiniz gibi Alevilerden bahsediyorum. Hani şu komşunuz olan, hani birlikte askerlik yaptığınız ama evinize dönünce hakkında duyduğunuz ve bilinçaltınıza işlemiş olan iftiraları çocuklarınıza da öğrettiğiniz, hani birlikte iş yaparken dürüstlüğünden dolayı son derece güvendiğiniz ama kestiği yenmez deyip Allah adına yaptığı kurbandan size verdiği lokmasını yemediğiniz, her zaman devletin politikasına ortaklık ederek adeta yoklarmış gibi davrandığınız ama etrafınızdaki üç kişiden biri olan Alevilerden.

Yirmi yıllık AKP iktidarında yüzlerce kanun, kanun hükmünde kararname, kaç tane olduğunu unuttuğumuz demokratikleşme paketleri çıkarıldı, ama ne yazık ki Alevilerin en doğal insan hakkı olan isteklerinden bir teki bile bunca kanun, kanun hükmünde kararname, demokratikleşme paketi içinde yer almadı. Tam tersine bu hükümet döneminde biz Alevilerin hiçbir insani hakkı tanınmadığı gibi, yaşam şartlarımız gün geçtikçe zorlaştırıldı.

Bu hükümet döneminde girdiği KPSS sınavlarında dereceye giren yüzlerce Alevi sırf inançları yüzünden sözde mülakatlarda elenerek işe giremedi. Ülke nüfusunun üçte birini oluşturan Alevi toplumundan bugün Türkiye’de bir tek Vali, kaymakam, müsteşar bulamazsınız. Var olanlar bir şekilde görevden el çektirildi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Cem Evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki kararları ve bu karara paralel olarak Danıştay 13’üncü Dairesinin verdiği karara rağmen Cem Evleri bu ülkede hala ibadethane olarak tanınmamaktadır. Son olarak fahiş elektrik zamları sonrası gelen faturalarla birlikte bu konu tekrar gündeme geldi. Çok acıdır ki gelen elektrik faturalarında Cem Evlerinin ticarethane statüsünde gösterildiği görüldü. Gelen tepkiler ve itirazlar sonucu Sayın AKP’li Cumhurbaşkanı tarafından bütün dernek ve vakıflarla birlikte adeta lütufmuş gibi Cem Evleri de ticarethane statüsünden çıkarılarak mesken statüsüne alındı.

Değerli basın mensupları şu unutulmamalıdır ki; Cem Evleri ticarethane olmadığı gibi mesken de değildir. Cem Evleri bizim ibadethanemizdir, nokta. Hiç kimsenin, hiçbir makam ve mevki sahibinin birilerinin ibadethanesinin neresi olduğuna dair karar verme yetkisi yoktur, haddi de değildir. Yukarıda sözü edilen AİHM ve Danıştay kararları gereği de Cem Evleri ibadethanedir. Bir inancın mensupları kendi ibadethanelerinin neresi olduğunu söylüyorsa orası ibadethanedir. Devletin bu konuda yorum yapma, yönlendirme gibi yetki ve sorumluluğu yoktur. Devletin bu konudaki sorumluluğu o ibadethanenin diğer bütün ibadethanelerle eşit şartlarda hizmet vermesi için gerekli ortamı sağlamaktır.

Elektrik Piyasası Kanunu‘nun Geçici 6. Maddesinin 3. Fıkrasında “Güvenlik amacıyla yapılan sınır aydınlatmalarına ait tüketim ve yatırım giderleri, İçişleri Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten, toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri ise Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereği Türkiye Cumhuriyeti Sınırları içindeki bütün ibadethaneler gibi Cem Evlerinin elektrik giderlerinin de devlet tarafından karşılanması gerekmektedir.

Yukarıda saydığımız gerekçelerden dolayı bizler Cem Evimize gelen elektrik faturasını ödememe kararı aldık. Çünkü ibadethanelerin elektrik faturalarının nasıl ödeneceği kanunda açıkça belirtilmiştir. Ancak AİHM ve Danıştay kararları gereği ibadethane olan Cem Evimizin elektrikleri bugün itibariyle yargı kararlarına aykırı olarak kesilmiştir.

Şurası iyi bilinmelidir ki biz haklı kararımızdan asla geri adım atmayacağız. Bugünden itibaren de her türlü yasal mecrada sonuç alıncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz. Bu ülkenin aydın insanlarını da hangi inanç ve görüşten olursa olsun bizimle birlikte bu mücadeleye destek vermeye, bu haklı mücadelemizde yanımızda olmaya çağırıyoruz.

Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın