AKP’li belediye, Bektaşi türbesini yıkıp yerine villa projesi yapıyor

Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi’nde devam etmekte olan yıkıma karşı yurttaşların itirazları sürüyor. Mahkeme kararlarının aksine devam eden kentsel dönüşüm projesi dahilinde Bektaşi türbeleri de yıkılarak yerlerine villa inşa edileceği belirtiliyor.

Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi‘nde süren kentsel dönüşüme dair yurttaşların itirazları sürüyor. Tarihsel hafızasının yok edildiğini belirten yurttaşlar, mahkemenin ‘yürütmenin durdurulması’ yönündeki karara rağmen yıkımın sonlanmadığına dikkat çekti.

Ermeni ve Rumlar tarafından yapılmış ev, işyeri ve inanç merkezlerinin tehlike altında olduğunu aktaran mahalle sakinleri, Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’nin de yıkıldığı bilgisini paylaştı.

AKP’Lİ BELEDİYE NİĞDE’DEKİ SON BEKTAŞİ TÜRBESİNİ DE YIKTI!

Niğde Kale Mahallesi sakinleri Vekili Av. İsmail Hakkı Atal, gelişmelere dair, “AKP, cemevlerine yasal statü verir gibi yaparken; AKP’li Niğde Belediyesi, Niğde’nin son Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’ni yok etti” dedi.

Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Av. Atal, Alevi önderlerine ait türbelerin, şehir mezarlığına taşındığını belirterek şu bilgileri paylaştı:

“Niğde Belediyesi’nin XI. yüzyılda Selçuklular tarafından inşa edilmiş olan Niğde Kalesi’nin etrafında yapılanmış olan tarihi Kale Mahallesi’ni yok edecek rant projesini durdurmak için Danıştay 6. Dairesinde 12 dava açmıştık. Niğde Belediyesi’nin yaptığı acele kamulaştırma ve yıkım ihalesi işlemleri 30 Ocak 2022 tarih ve 31380 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 29 Ocak 2021 tarih ve 3466 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararına dayanıyordu. Cumhurbaşkanı kararının iptali için açtığımız 12 yurttaş davasında yürütmenin durdurulması kararı verildi. Ancak yürütmenin durdurulması verilinceye kadar yerli ve milli AKP’li Niğde Belediyesi tarihi-kültürel varlıkları yok eden yıkım işlemlerine başladı ve Niğde’nin son Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’ni de yok ederek, erenlerin kabrini şehir mezarlığına taşıdı. Erenlerin huzurunu kaçıran, yattığı yeri bozan AKP’li Niğde Belediyesi’nin tarihi -kültürel varlıklarımızı, Anadolu Selçuklu’dan kalan kalenin dış surlarıyla iç surları arasındaki tarihi dehlizleri yok eden, kısacası bir tarihi yok eden rant işlemine karşı açtığımız davalarda Danıştay Savcılığı da Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali yönünde mütalaa verdi.  Daha önce ‘yürütmenin durdurulması’ kararlarında da Danıştay 6. Dairesi ‘Cumhurbaşkanının acele kamulaştırma kararı alamayacağı, sadece kamulaştırmanın acele olması gerektiği yönünde karar alabileceği, acele kamulaştırma kararını belediyenin alması gerektiğine’ hükmederek yürütmenin durdurulması kararları vermişti.

Niğde’nin son Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’ni yok eden AKP’li Niğde Belediyesi ve Niğde Valiliği, tarihi Kale Mahallesi’nde Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanununu da uygulamadı. Zira Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çok açık olup, koruma alanları ile sit alanlarında hiçbir şekilde ‘inşai ve fiziki müdahalede bulunulamayacağı’ kanun gereğidir. Ayrıca koruma alanları ve sit alanlarında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na münhasır yetki tanınmış olup, belediyenin bu alanda herhangi bir iş ve işlem yapma, ihale yapma, ihale ilan etme, yıkım yapma-yaptırma yetkisi yoktur. Ancak Niğde Belediyesi, Danıştay tarafından YD verilmeden yangından mal kaçırırcasına hemen yıkım işine başlamış ve Niğde Kale Mahallesini de Bektaşi  Türbesi’ni de yok etmiştir.”

BEKTAŞİ TÜRBESİNİ YIKIP YERİNE VİLLA PROJESİ YAPIYORLAR!

Kale Mahallesi sakinlerinden Muazzez Öztorun, “Ben Aleviyim. Sözde bunlar Alevilerle barışmak istiyorlar ama yaptıklarına bakın” diyerek süre giden yıkıma dair şunları söyledi:

“Bektaşi türbesinin olduğu yere şu anda devam eden bir villa projesi var. O bölgede 4 tane yatırımız vardı ama Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi tescilliydi. Diğer yatırları ise söküp nereye götürdüklerini bilmiyoruz. Bektaşi Türbesi için hoca getirdiler ve dua falan okuyup bir ritüel yapıp şehir mezarlığına taşıdılar. Kale projesinin başlangıcı bu bölgenin yaşatılması yönündeydi. Korunarak, yenilerek yaşatılmasından bahsediliyordu peki yaşatmak bu ise yapılanlar nasıl olacak? Buralarda her yeri yıktılar. Bizler davaları kazandık ama yapılaşmayı hiç durduramadık.
Söz konusu türbenin üzerinde de bir ev vardı, önce o evi yıktılar ve türbeyi ortada bıraktılar. Ardından üzerine bir teneke geçirdiler. Ondan sonra bir baktık ki türbeyi şehir mezarlığına taşımışlar. Buralarda vahşi yıkım yaptılar. Suç duyurularında bulunduk. Bütün davaları da kazanıyoruz. Toplamda 7 dava açtık. Anayasa Mahkemesi’nde dahi dosyamız var. Ayriyeten ilk ihaleyi alan şirket şu an bizden yardım istemekte. Düşünebiliyor musunuz bizi mağdur eden ‘ihaleye girmeyin’ dediğimiz halde ihaleye girip orada iş alan arkadaşlar ‘işin aslının böyle olduğunu bilmiyorduk’ diyerek belediyenin onları da dümene getirdiğini söylüyor. Maddi zarara uğradıklarını belirtip şu anda onlar da bizim saflarımızda ve avukatımız, belediyeye onlar için dava dosyası hazırlıyor.
Bizim paramızla sürekli yasa dışı iş yapan bir belediye var. Sonsuz derecede suç işliyorlar. Adeta şeytanla mücadele ediyoruz. Ben Aleviyim. Sözde bunlar, Alevilerle barışmak istiyorlar!”