22°C
BURSA HAVA DURUMU22°C Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
BİZE ULAŞIN 02244416646

Gündem

ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ BURSA ŞUBESİ

Bursa Alevi Platformu; Maraş Katliamının 41.Yılının anması yapıldı

- +
Bursa Alevi Platformu; Maraş Katliamının 41.Yılının anması yapıldı

Bursa Alevi Platformu; Maraş Katliamının 41.Yılının anması yapıldı

(UYSAL HABER)– Alevi dernekleri platformu, ‘Maraş Olayları’nın 41’nci yıldönümü nedeniyle Kestel Hacı Bektaşı Veli Kültür Merkezi Cem Evinde basın açıklaması  yapıldı.

Maraş’ta 1978 yılında 19- 26 Aralık tarihleri arasında yapılan katliamın yıl dönümü nedeniyle Kestel Hacı Bektaşı Veli Kültür Merkezi Cem Evinde Bursa Alevi-Bektaşi Dernekleri Platformu  19-27 Aralık 1978 yılında Maraş’ta yaşan vahşeti protesto etti.

Kestel Hacı Bektaşı Veli Kültür Merkezi Başkanı Türkan Çiftçi açıklamasın da şunları kaydetti;Yakın tarihimizin en acımasız, insanlık adına en utanç verici kitlesel katliamlarından birisi de Maraş katliamı olmuştur.

 

Türkan Çiftçi -Kestel HBV Cemevi Başkanı

Üzerinden 41 yıl geçti. Katliamda, resmi rakamlara göre 114, tanıkların ifadesine göre 200 canımız katledilmiş, 1000’nin üzerinde kişi yaralanmış, 552 ev, 289 işyeri talan edilmiş, yakılıp, tahrip edilmiştir. Katliamdan sonra Alevilerin %80’ni kenti terk etmiştir.

Bugün burada  41 yıl önce yapılan zulmü  katliamı anmak için toplandık; elbette bu günü sadece anma ile tanımlamak yeterli değildir.Bugün, aynı zamanda hatırlamak, yüzleşmek ve sahip çıkmaktır.

 Bin kez kırdılar dallarımızı bin kez budadılar  yine çiçekteyiz

Dersin 38’i hatırlayalım çorum’u Sivas’ı kerbela’yı hatırlayalım kırdılar dallarımızı ama bizler yine çiçekteyiz , yine meyve deyiz.  Kaybettiğimiz her bir canımızı hatırlayalım anılarını yaşatalım ama unutmayalım ki maraş ne  ilk de son.

Her bir katliam, her bir acı içinde geçmişinde izler taşır. Tüm bu acılarla yüzleşmeliyiz. Yolumuza felsefemize  kurumlarımıza sahip çıkmalıyız; cemevleri inanç derneklerimiz  toplumsal merkezlerimizdir.  Buraların anlamı ve varlığı bir arada olmaktan sen ben değil  biz olmaktan geçiyor..

Ne Sivas’ı unuttuk ne dersimi ne Maraş’ı  nede kerbalayı  varlığımız birlik ve beraberliğimizle mümkündür.Tarihsel olarak yapılan bu katliamları ve zulümleri, yapanları, yaptıranları nefretle kınıyoruz.”dedi.

Turan ESER-Araştırmacı-yazar

Açıklamadan sonra davetli olarak maraş anmasına katılan  araştırmacı gazeteci Turan Eser Maraşta yapılan katliam ilgili şunları dedi; Maraş Katliamın Unutmayacağız, Unutturmayacağız.
Çünkü Bazı Yaralar Kabuk Bağlamaz.

Tarih bazen ağlatır. Çünkü ağlatan tarihler yaralıdır. Yarası kabuk bağlamamıştır. Tarih bazen insanlığa yaşatılan en acılı hikayelerin yaşandığı coğrafyadır. Maraş işte böyle coğrafyadır. En vahşice ve insanlık dışı katliamın yaşandığı yerdir.

Maraş Katliamı kalbimizde taşıdığımız 41 yıllık yaradır.

Maraş 41 yıl önce, hem insanlığın firar ettiği, hem de insanileşmenin kendisini inkar ettiği karanlık bir şehirdi. Maraş, devletin, Türk İslam Senteziyle kurduğu kirli ittifakın adıydı. Maraş, 111 insanın katledildiği, binlercesinin yaralandığı ve on binlerce sürgün edildiği yaralı şehirdi.

Maraş, cami ibadetinde “Oruç ve namazla hacı olunmaz, bir Alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır” fetvalarıyla beyni uyuşturulmuş dindar ve kindar nesillerdi.

41 yıl önce Maraş’ta neden bir katliam gerçekleştiğini, bugünün genç kuşakları fazla bilmez.

Hatırlatmak ve anlatmak lazım.

Hatırlatmak toplumsal hafızımızda ki tarihsel gerçekleri güncellemeye, bugünün gençlerine o karanlık dönemi anlatmaktır.

Tıpkı bu topraklarda yüzleşemediğimiz ve hesaplaşamadığımız diğer katliamlar gibi..
Neden Katliam, Neden Maraş ?
Katliamlar bu topraklarda imhanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, dışlamanın ve insanlığa karşı suçların adıdır. Osmanlıdan devir alınmış bir gelenektir.

Maraş katliamını tesadüfen “galeyana” ve “tahrike” kapılmış bir güruh eylemi değildir. Devlet ve NATO aklının planlı ve organize bir provokasyon örgütlenmesiydi. “Burada Aleviler oturuyor” diye önceden “fişlenmiş kişiler” ve “işaretlenmiş evlerin” varlığı ve saldırıların bu fişlenme ve işaretler üzerinden yayılması, organize devlet işi olduğunun kanıtıdır.

Maraş Ölü, Yaralı ve Sürgün

Her Alevi katliamı gibi, Maraş katliamındaki, mezhepçi sosyoloji, Cuma Namazından çıkan halkın galeyana getirilerek beslenmiştir.

19-24 Aralık 1978 Maraş katliamı, Türk İslam Sentezi ideolojisi ve sivil faşistlerin Kontrgerilla tarafından kullanılarak gerçekleştirdiği katliamdır. 12 Eylül darbesine zemin hazırlayan, Çorum katliamından önce planlanmıştı.

Katliamın psikolojisini hazırlamak için, din ve milliyetçilik ön plana konulur. Belediye ve Cami hoparlörleri üzerinden “Kızıl Aleviler Ulu Camiyi yaktı”, “Alevi Komünistler suya zehir kattılar”, “Komünistler Müslüman din kardeşlerimizi öldürdüler”, “Allah için cihad başına” çağrısı yapılır.

111 insan öldürülür, binden fazla insan yaralanır ve on binlerce Maraşlı, yurt içinde ve yurtdışında yaşam endişesiyle umuda yolculuk yapar.

Özetle 3 K’sız bir Maraş stratejisi tutmuştur. Maraş Alevisiz, Kürtsüz ve Komünistsiz bırakılmıştır.

Oysa Maraş Katliamı tüm yönleriyle açıklığa kavuşmalıdır. Hakikatler tek tek ortaya çıkarılmalıdır.

İnsanlık suçlarıyla dolu karanlık bir tarihe ışık tutulmalıdır. Zira tarih çok karanlık, ışık tutulması gereken çok karanlık var.

Tarihe ışık tutmaz isek, tarih tekerrür eder. Zira tekerrür etmeye başladığı şu günlerde, ülkemiz mezhepçi bir rejimin inşası yolundadır.
Çağdaş dünyanın tamamında yasaklanan bu insanlık dışı gerici, mezhepçi, faşist azgınlığın ülkemizde “milliyetçilik-Müslümanlık” adı altında taraftar bulması acı bir durumdur.
Maraş ve Tüm İnsanlık Suçu Katliamlar Unutulmamalıdır.

Maraş davasının yeniden açılması ve bu katliamla yüzleşmeliyiz.

Tarih bazen ağlatır. Çünkü ağlatan tarihler yaralıdır. Yarası kabuk bağlamamıştır. Tarih bazen insanlığa yaşatılan en acılı hikayelerin yaşandığı coğrafyadır. Maraş işte böyle coğrafyadır. En vahşice ve insanlık dışı katliamın yaşandığı yerdir.

Maraş Katliamı kalbimizde taşıdığımız 41 yıllık yaradır.

Yara kabuk bağlamamıştır. Maraş yarası halen kanıyor. Tedavisi için hukuki ve demokratik zeminde, bu karanlık tarihle yüzleşmeliyiz dedi.

Söyleşinin yapıldığı anlarda  dinleyiciler olayları tekrar yaşamışcasına göz yaşlarına hakim olamadı.

kaynak:uysal haber